22 Haziran, 2011

Sevdeğer & Bahri Düğün Hikayesi

 
Keşke her gelin Sevdeğer gibi olsa dediğim bir hikayeydi onlarınkisi. Belki hayatlarında objektifle bu denli içiçe olmamalarına rağmen bir o kadar kamera karşısındaki rahat duruşları fotoğraflardaki sonucu direk etkileyen faktördü. Düğün günü telaşından o kadar güzel izole olmuşlardıki cekimlerdeki rahatlık ve o günün tadını çıkartma konusunda gıpta etmemek elde değildi.

Devamını Oku


Keşke her gelin Sevdeğer gibi olsa dediğim bir hikayeydi onlarınkisi. Belki hayatlarında objektifle bu denli içiçe olmamalarına rağmen bir o kadar kamera karşısındaki rahat duruşları fotoğraflardaki sonucu direk etkileyen faktördü. Düğün günü telaşından o kadar güzel izole olmuşlardıki cekimlerdeki rahatlık ve o günün tadını çıkartma konusunda gıpta etmemek elde değildi.

Moda´da bir kuaförde sabahın ilk saatlerinde Sevdeğer ile buluşmamızda uykulu gözlerle karşımda bir enerji kitlesi gördüm. Ve o an karar verdim ki “Sevdeğerin bu tansiyonu” bende kafein etkisi yaratacak. Kısa süreli kaynaşma sonrası hemen çekimlere başlayıp Sevdeğer’in rahatlığına kavuşmasınıi hedeflemiştim. Ama o benden daha kaynaşık çıktı. Modada kuaför ile makyaj mesafesi arasinda mekik dokuyarak öğleni ettik. Vizörden baktığımdaki ilk izlenimlerim bu hikayenin içime sineceği noktasıydı. Derken kuaförden bizi telaşlı ve ´bitse de gitsek´ modunda standart bir damat adayı Kadiköy evlendirme Dairesine doğru goturmeye geldi. Bahri de bilmiyordu zaman icinde tatlı telaşının yerinde yellerin eseceğini.